30 Mart, 2008

DAMIZLIK KOLONİ

Vadiye gidişte sanal arıcı arkadaşlardan Bünyamin YİGİT ile gerçekte de görüşme imkanı bulduk. Tabi olarak karşılıklı sohbetler hoş oluyor. Sorulan sorulara gerekli cevaplar bilgimiz dahilinde veriliyor.
Bünyamin bey ekipteki arkadaşlar fazla soru soranlara karşılar. Kullandığımız zaman onlarında zamanı. Kusura bakmayın ikinci soruyu soruyorsunuz. Cevaplarsam ekip ilerdeki zamanda gerekli cezai işlemleri yapabilirler.
Arılığa vardık ve ilk göze çarpan benim ana ara yetiştirme kutum ters dönmüş. Yeni anada çıkacaktı. Düzelterek kovanların önünde genel kontrol yapıldı. Halil beye gerekli uyarı yapıldı. Arılarının altına boş kovan koy bu arıları yükselt yerden. Kirpi arıları ziyarete başlamış.
Ana çıkmış, neşemiz yerinde arılar sağlıklı.
Damızlık koloniyi almaya gidiyoruz. Zirvede sis vardı.
Arıyı alacağımız bahçeye geldik. Havada sis var. Bu koloniyi alacağız arkadaşlar. Arısını beğendik. Sisli havada bile çalışıyor.
Alacağımız koloni en çok bal veren koloni olunca evin hanımı vermek istemedi. Devreye Kasım amca girdi. Ev sahibi şehirdeymiş. Arının sahibi kardeşi olduğundan telefonla hallederim dedi. Bekliyoruz cevabını. Bir arını götürecekler sana aynı arını 2 olarak getirecekler diyerek almış koloniyi.
Kalanlar oldu olsun bize anası lazım. Arazide olanlar yan kovana girsin. Nine de sevindi 5 çıta arısı olup çalışmayan diğer arı güçlenecek diye düşünüyor. Gürbüz de karşıya bakın fotoğrafınızı çekiyorlar diyor.
Damızlık koloni alınırda hatıra fotoğrafı çekilmez mi?
Maşallah kolonimiz çok güçlü. Yolda 3 defa kovandan çıkan arıları araziye serbest bıraktık. Mesafe arının gidemeyeceği mesafeye gelince artık mecburen içerisinde arı olana araçla yolculuk ettik.
Bir petek çıkarmaya kalktık oda ne? Petekleri kesmeden çıkarmak mümkün değil. Kovanı başı yukarıya arkası üzerine yandaki kovanın üzerine koyduk. Altını söktük. Yeterli mi?
Altını kırarak çıkardık kovanın. Yeterli değil. Yan tahtasını da sökelim. Söküldü petekleri çıkarmak çok zor.
Oldu olan artık ön tahtayı da sökelim. Nasıl olsa bir koloni için iki koloni vereceğiz hediye olarak birde kovan veririz. Çıtaları çıkarmayı başardık. Petekler çıtaların yarısından sonra bir sonraki çıtadan devam ediyor. Kesmeden olmayacak. Petekleri kestik ama bu seferde çıtanın boyu fazla geldi. çıtanın boyunu kestik yine olmuyor çıtanın altı dıştan dışa 46 cm. Yapacak başka çare kalmadı.
Kabarmış petekli çıtalarımın kabarmış düzgün peteklerini kestim. Kolonimizin yavrulu çıtalarının peteklerini keserek çıtalarımıza iple bağladık. Bu arada 2 peteğin üst çıtasını keserek kovana koya bildik. Kovanda o kadar çok yavru vardı, her iki kenara 2 kilo sırlı ballı petek verildi. Tabi bu aldığımız balın yanında çok az kalır.
Varoa ilaçlaması yapıldı. Keki çıtaların üzerine verildi. Ana yetiştirme keki vardı elimizde artık onla idare edecek. Bir kilo koyu şerbet verilerek kovanın ilk bahar bakımını yapmış olduk. Ana arıyı merak etmemize rağmen göremedik.
Ayın 17 sinde çıkan anayı kontrol edeceğiz yumurtaya başlamış mı. Yarım çıtayı yumurta ile doldurmuş.
Tabi geriden geldiğinden ablalarının 2 çıta yavrulu peteği ile kendisine az yardımcı olduk.

23 Mart, 2008

ARILARLA BULUŞMA

Arılarımın benden uzak olması ilkbaharda çok zoruma gidiyor. Her gün gördüğüm arılarımı görmek için bir haftada beklemek çok zor geliyor. Arılarımın iklimsel olarak daha sıcak iklimde olmaları da çok hoşuma gidiyor. Yolda çiçekli alanları görünce fotoğraflamadan geçsek çiçekler küserler.
Arılığımıza vardığımızda ilk olarak ana çiftleştirme kutularının kayıtlarına bakarak gerekli işlemeler yapılıyor.
Arıların durumu 6 çıta arılı ve 4 çıta yavrulu olduklarında yeni kutulara aktarılarak kutular dolduruluyor. Yeni analar genelde çıkmışlar. İnşallah haftaya çiftleşmiş olarak fotoğraflarız.
Normal kovanlarımızda yumurtlarken bize blöf yapan ( yumurtayı kesen ) anaların blöfleri görülüyor. Gecen hafta yumurtlamadan vazgeçen ana arımızın yerine yenisini vermiştik. Anayı çıkarasıya kadar arılar petek örmeyi ihmal etmemişler. Ana çıkarda yumurtlayacak yer bulamazsa diye anında petek örmek gereğini duyuyor arılar. Bizim ana arımızda çıkmış ama yeni örülen peteğe yumurtlamamış. Büyük peteğe yumurtlamak daha kolayına gelmiş. Bizde yeni yumurtalı peteği diğer bir kovanın karışık yavrulu çıtasıyla değiştirdik. Geride kalacaklarını bildiklerimize az avans vermek gerekiyor.
Problemli kovanlarında kontrolleri ekip tarafından tamamlandıktan sonra. Gürbüz beyin aldığı kovanların bakımlarını yapmaya gittik. Gerekli işlemler yaparak zayıf arılara da kapalı yavru takviyesi yapıldı. Muhterem ve Metin ağabeylerin daveti üzerine az yiyecek atıştırdık.
Kovanların genel kontrolleri yaparak kekleri ve şerbetlerini ikmal ettik. Birde misafirim vardı. Kovan kapağına konmuş sanki bende arıyım, benim de fotoğrafımı çekin dercesine.
Ekibin üyesi Gürbüz MOZAK gelerek akşam yemeğini hazırlayacaktı. İşim erken bitti gelen giden yok. Midem zil çalmaya başladı. Telefon ettim geliyorum diyor ama gelmeyince yemek hazırlamak bize kaldı. Biz yemeğimizi yedik hala Gürbüz'den haber yok.
Boş durmak olmaz diyerek nar fidanı diktik. Ekibin diğer üyelerini bilemem ama benim emekliliğime daha çok var. İnşallah diktiğimiz fidanın mahsulünü de yemek nasip olur.
Ana kutularını kontrol ettiğimizde damızlıklarımızı tabi ki herkes öğreniyor. Ana kutularındaki damızlıklar kaybolursa Gürbüz MOZAK ve büyük kovanlardaki damızlıklar kaybolursa tüm ekip sorumludur. Anayı isterlerde damızlık verilmez. İlerde larvası verilecek. Yinede garantiye almak lazım. Al ana kutusunu götür evine.
Balkondan baktım hiç çalışan yok. Demek ki burası daha ısınmamış.
Bahçede ki kaysılar çiçeklendi en azından bunları döllemesi için getirilmiş ana kutusu.
Öğle üzeri olduğunda faaliyet başladı. Vadide bu faaliyet saat dokuz gibi başlıyordu.

19 Mart, 2008

YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ Ve PETEK TEHLİKESİ

............. Arıcı arkadaşlar baharla birlikte yavru çürüklüğünden bahseder oldular. Genelde adi yavru çürüklüğü olmaktadır. Bu durum havaların kararsızlığından kaynaklanmaktadır. Avrupa Yavru Çürüklüğü (Streptococcus pluton) ve Amerikan Yavru Çürüklüğü ( Paenibacillus larvae ) arılarımıza bulaşmasında en etkili rolü arıcılar üslenmektedir.
.............Bahar aylarında havalar kararsız olduğundan kolonilerimiz yavru alanlarını arttırmaktadır. Ani hava değişikliklerinde yavrulu peteklerin sayısı fazla olduğundan kenarda kalan petekteki yavruları arılarımız terk ederler. Bu yavrular üşüyerek adi yavru çürüklüğün ortaya çıkmasına neden olur. Hastalıklara ortam hazırlamış oluyoruz. Biz arıcılar ilkbaharda 7 çıta olan arımızı mümkünse 5 çıtaya sıkıştırmalı. Bu arımız 5 çıtada, her çıtada 1500 gözü ( 15*15 cm) yavrulama alanı olarak kullandığını düşünürsek. Yaklaşık olarak 7500 göz kullanılmaktadır. Arıcı arkadaş ilk baharda arısını sıkıştırdığından yaklaşık olarak aynı yavruyu 2 çıtada üretebilmektedir. Bu çıtalardaki yavru üretimi için kullanılan petek gözleri yaklaşık 3750 ( 32*17 cm ) olacağından ve ısıtılması gerekli yavrunun toplu olması nedeniyle yavruların üşüme tehlikesini ortadan kaldırmış oluruz. Ben kolonilerimi ilkbaharda 5 çıtaya indirerek böleme tahtasıyla sınırlandırıyorum. Bir önceki yazımda yayınladığım peteği incelerseniz ne anlatmaya çalıştığımı daha iyi anlarsınız.
...........Avrupa Yavru Çürüklüğü ve Amerikan Yavru Çürüklüğü arılarımıza bulaşması bana göre bizim ellerimizle olmaktadır. Arıcılar olarak arı malzemesi satan arkadaşımızın yanına gittiğimizde, önce fiyatları soruyoruz. Balmumunun sterilizasyonun yapılıp yapılmadığını soranımız yok denecek kadar az. Bal arısı hastalıklarının meydana gelmesine neden olabilecek mikroorganizmaları ve virüsleri ortamdan kaldıran, sterilizasyonu yapan petek üreticisinin peteğini almalıyız. Bu petekler genelde sadece ısıtılarak temel petek haline getirilen peteklerden daha pahalıdır. Balmumunda uzun yıllar canlılığını devam ettiren bakteri ve mantar sporları sterilizasyon işlemi ile etkisiz duruma getirilmektedir.
...........Bizim kolonilerimizin hastalıklara yakalanmaması açısından, arıcılar olarak bu konuya çok dikkat etmeliyiz.

16 Mart, 2008

ÖLÜM Ve DOĞUM

Sabah erkenden ekiple gidilerek arılarımızın durumları ayrıntılı olarak kayda alınmıştır.
Tüm kovanlarımızın içindeki arılı çıta mevcudu, çıtalardaki bal ve yavru alanları tek tek kayda alınmıştır. Ekip olmanın faydaları ortaya çıkmaya başladı. Yaklaşık olarak 560 çıtanın şu anda özelliklerini biliyor ekip elemanları.
Dağlarda kar var. Vadiye vardığımızda baden ağaçları çiçeklerini açmışlar. Arılar delirmiş gibi polen taşıyorlar.
Arkadaşımızın arılarının genel bakımını bildiğiniz gibi biz yaptığımızdan o işleri de aradan çıkardık. Tekerlekli sandalye ile arı aktarmak zor oluyor. Bundan sonra bal hasadına kadar bize ihtiyacı yok.
Grafiklerle takip ettiğim arılarımın bazı verilerini sizlerle paylaşıyorum. Grafiğin sol tarafındaki değerler kovandaki mevcudu gösteriyor. Alt taraftaki değerler herkesin bildiği gibi tarihler. Mavi renkli grafik kovandaki arı mevcudunu, siyah olan grafik kovandaki yavru mevcudunu gösteriyor.
Bu yıl arıların ölümleri 16 mart ~ 1 Nisan arası olacağından arkadaşların dikkatli olması gerekiyor. Arıları üşütmemek gerekiyor. Çok dikkatli olmalı bahar ölümlerini engellemek için.
İlk doğumlarında ( Oğul) 19 Nisanda olabileceğini söyleye bilirim. Bu şuandaki Sakarya vadisinin verileridir. Sonuçta sadece bizim ekibin kullana bileceği veriler. Her arıcı arkadaş kendisi için uygun tarihi buradan çıkara bilir.

13 Mart, 2008

Bu Toprağın Sesinde ANARTO

Program öncesi
ANARTO adına arıcılık programına katılmak üzere Ankara’ya gitmiştik. Topluluk karşısında konuşma yapmayan biri olarak canlı yayına çıkmak bizleri tedirgin ediyordu. Avantajımız konuya hakim olmamızdan dolayı az da olsa rahatlıyorduk. Program yapımcılarının ve Umut ÖZDİL’in rahatlatıcı konuşmaları ile heyecanımızı telefi etmeye çalışıyorduk.
Programın çekileceği ortama geçildiğinde insan ilk defa böyle bir ortama girdiğinde heyecanlanıyor. Gerekli uyarılar yapıldıktan sonra programın nasıl çekileceği ve bizim ne yapmamız gerektiğini anlattılar. Program başlamasıyla beraber inanın insan ilk dakikalarda çok heyecanlanıyor. Karşımızda TV ekranı vardı. Kendimi televizyonda görürsem heyecanlanırım diye ekrana bakamadım. İlerleyen zaman içerisinde konulara girildikçe farkında olmadan rahatlıyorsunuz. Uyarıları dikkate almadığımızdan mı, yoksa refleks mi tam bilemiyorum. Kamara kapsamı alanı dışından Umut beye işaretlerle bir şeyler anlatmaya çalışan arkadaşa ansızın bakmamdan dolayı film koptu. Toparlamaya çalıştım olmadı. Soruyu unutmuştum. Yavaş bir şekilde “Soruyu unuttum” dedim. Soruyu tekrar sorunca hatamızı telafi ettik. Aslını sorarsanız bizi bu konuda uyarmışlardı. İnsan oğlu işte istemeyerek de olsa bazı şeyleri yapıyor.
Kendimiz programı izleyemedik. Çekim kopyası gelirse biz de seyretme imkanına kavuşacağız. Şimdilik arkadaşların yorumlarını dinlemekten başka yapacak çaremiz yok.

Bu Toprağın Sesi programına emeği gecen TRT çalışanlarına bizi ( ANARTO ) sanal alemden bulup TV ekranına çıkardıkları için şükranlarımızı sunuyoruz.

12 Mart, 2008

ANKARA SEYAHATİ

Arılarımızı Sakarya vadisine indirdik. Bunu bilen uyanıklar bizi sazan olarak avladılar. Ankara ekibine dahil etmişler. Nehir kenarında olmanın zararları. Ankara’ya gidilirde ANARTO elamanını denetlememek olmaz. Otobüsten indim. Telefon etmek için telefonun rehberine bakıyorum. Şaban abi çoktan gelmiş yanımda bitiverdi. Mehmet Arkadaşı da alarak arılığın yolunu tuttuk. Genel bir kontrol yapmak için neler yaptığı hakkında bilgilendirildik.
Anlat bakalım Şaban bey neler yaptın.
Ana arı yetiştirmek için iki bölmeli kovan yapmış. Hani denetlemesek beğendik birer adette bize ver diyecektik.
Arıcı arkadaşın biri telefon ediyor. Kovanın ölçüleri lazımmış. Ben sana anlatacağım sende ustaya anlatacaksın ne gereği var. Telefonu marangoz ustasına ver de ben ona anlatayım. Neyse zor da olsa anlaştık kovanları yapmaya başladılar.
Elbiselerimizi giyerek arı kontrolüne başlayacağız. Mehmet bey Şaban abinin körüğü yakmasını istedi. Şaban bey körüğü yaktı.
Şaban ( Hayyam ) beyin ustası benmişim.Ustası olunurda emir verilmez mi? Şaban körüğü al ve beni takibe başla dedik.
Kovanları kontrol ediyoruz. Körükçü kuvvetli.
Bak arıyı bu şekilde sıkıştırarak keki vereceksin.
Almanya dan getirttiğim suni döllemeli saf korniyol ana arının birisini Şaban beye vermiştik. Kontrol etmeden duramadık. MAŞALLAH çok güzel durumda.
Kovan içindeki fazla petekleri bahar bakımında almak gerekiyor.
Kim dedi kardeşim? Dik yamaçlara arılık kurun diye? İşte bu şekilde yağlarınızı eritirsiniz.
Acele edin bölme tahtası bekliyorum. Yağlarına da kıyamıyorlar. Sallana sallana bölme tahtasını getirdiler. Kovanın ilk bahar bakımı yapılarak kapatıldı. Mehmet arkadaş görünmüyor. Basın işleri ona kaldığından kamaranın arkasındaki kişidir.
Geçer not aldı alınca Şaban abi gülüyor keyfinden.
Hani beş kovanı kontrol ettik. Üç kovanın bakımları yapılarak kovan içi düzenlemelerini yaptık. Ne kadarda olsa yemeği hak ettik. Yaptığımız işe göre ikram ve hürmet süperdi. Buradan ANARTO katılımcısı Şaban beye teşekkürler.
Ekibe gecikmelide olsa Hüseyin beyde katıldı. Genel konu arıcılık. Sohbeti kısa keserek TRT misafirhanesine gitmeli. Çanlı yayına çıkılacak erken yatmak gerekiyor.

08 Mart, 2008

TAVŞAN

Doğal hayatın devamına yardımcı olmak. Kaza sonuncu öldürülen tavşanı yoldan gecen araçların ezmemesi ve tilkilerin yemesi için yoldan alınarak kenara bırakmak bana kaldı.

04 Mart, 2008

İLKBAHAR KONTROLLERİ

...........Baharda arılarımı kontrol ettiğimizde notlarımı alırdım.Bu yıl bahar bakımını Halil ve Birol yaptı sayılır. Ekip olmanın faydaları. Onun için arıların tam olarak durumlarını kayıt altına alamadım. Yaklaşık olarak 32 kolonimize sırlı yarım ballı 20 çıta bal takviyesi yapıldı. Bahar bakımının gıda kontrolü yapılarak ilave bal verilmiş oldu. Arılarımızın mevcut durumu, ana ve kuluçka durumlarına bakıldı. Bir kolonimiz ölmüş. Bir kolonimizin de arı mevcudu var ama anayı kaybetmişti. Biliyorsunuz o koloniye ana arı çiftleştirme kutularının birini anasıyla birlikte ilave ettik. Genelde arılarımızın kovanlarını aktarırken besin durumuna , arı mevcuduna,ana arının varlığına,yavru durumuna, hastalık ve parazit durumuna bakmış oluyoruz.
..........Tüm kovanlarıma 1 kilo keki çıtaların üzerine seriyorum. Tam olarak arıların yavrulama alanının üzerine gelecek şekilde. Varoa mücadelesini yapıyorum. Tüm kovanlarıma ilk polenin girişi ile birlikte 1 kilo bal şerbeti veriyorum. Genelde bu bakımlar mart ayının ilk haftasında sıcaklık müsait olduğunda yapılmış oluyor. Arılarım 2~3 çıta oluyor kovan değişimini yaptığımda yaklaşık olarak. Arılarımın daha hızlı gelişmesini sağlamak için 5 çıta bırakıyoruz, kovana bölme tahtası koyuyoruz. Bu yıl 4 çıtalı bıraktığımız arımızda az değil. Fazla ballı peteklerimi örtü tahtasının arkasında bırakıyorum. Arımın hızına göre kovanımın içindeki arılarım 5 çıtayı doldurasıya kadar azar azar teşvik şurubuna devam ediyorum. Bölme tahtam örtü tahtamla tam olarak temas eder. Altı boşlukludur. Gelişmeye başlayan arılarım, bölme tahtamın arkasındaki çıtaların ballarını almaya başlamalarıyla birlikte, balların sırlarını tarakla bozuyorum. Arılarım gelişmeye devam edecekler. Örtü tahtam 2 parçalı. Örtü tahtamın 1 parçasını kaldırdığımda diğer tarafında ki arıları rahatsız etmiyorum. ve kovanın ısı kaybetmesini önlemiş oluyorum.
..........İlkbaharda hızlı gelişimi sağlamak için. Nemi ve karbondioksiti göz ardı ederek kovanlarımı sıcak tutmaya çalıyorum. Bakalım bu yıl sıcak yerdeyiz farkı ne kadar olacak? Arılarım yaklaşık olarak mart ayı sonuna kadar 3 çıta yavrulu 5 çıta arılı duruma geleceklerini tahmin ediyorum. Tüm arıcılara saygılarımla.
.........
.Genel bilgi almak isteyenler adresteki “forumdan kalanları” okumalı.

03 Mart, 2008

AKLI BAŞINDAKİLER

.......Sabah erkenden Halil beyin aldığı 30~35 boş kovan ve 15 kadar arılı kovanları almak üzere Bilecik ilinin yolunu tuttuk. Yarı yolda az yağmur başladı. Bir bucuk saat sonra Arif UYSAL koordinatörlüğünde boş hiç kullanılmamış 15 kadar kovanı evden yükledik. Hızlı ve seri bir şekilde arılığa gittik. Yağmurda iyiden iyiye yağmaya başlamıştı. Hemen bahçeye yanaştırdılar arabayı. Denemek için tekrar çıktım araba zor çıktı. Akıllanmıştık asfalta çektim arabayı. Başladık arıları getirip tel örgüden altlatarak kamyonete yüklemeye. Yerler çamur deryası. Ben tel örgünün dışından arıları alarak kamyonete yüklüyordum. Yağmur elbiselerimi ıslatıyordu. Naylon çuval bularak azda olsa yağmurdan korunmaya çalışıyordum, ne mümkün korunmak. Başladım ben bu ekipten çıkacağım demeye. Bir de baksam ki ne göreyim. Halil bilen yumuşak minder bulamayınca çamurlu zeminde kovanla güreşmeye başlamış kovanı parçalamış demek ki rakibi ikiye bölüp tekrar birleştire biliyor. Olan olmuştu artık. Davadan dönmek yakışmaz bize. Boş kovanların yarısını bırakarak arılı kovanları yükleyerek ayrılmak zorunda kaldık. Bu ekip tam çatlaktı.
.......Neyse ıslak ıslak yola koyulduk. Gideceğimiz yoldan hiç gitmemiştik. Yolda yükseldikçe kar başladı. Bu yetmiyormuş gibi sis olmaya başladı. Yolu tam bilmiyoruz. Birden asfalt yol bitti. Tek yol olduğundan devam ettik istemeyerek. Telefon ettim ekibin diğer üyesine. Demez mi doğuya doğru gelin. Kar yağıyor sis var dağ başında doğu ne taraf bilen yok. Traktör sürücüsünden yardım alarak yolumuza devam ettik.
...... Sonunda vadiyi görebildik inanın vadiyi görünce ıslandığımızı bile unuttuk sayılır. Gürbüz MOZAK biz varasıya çayı demlemiş. Arılı kovanları seri şekilde indirerek uçma deliklerini açıp çay içmeye ve yemek yemeye koyulduk. Halil yeni getirilen arıların keklerini veriyor ve şerbetleri dolduruyor. Biz 3 kişi Birol’un arılarını aktaracağız. Ne mümkün arılar o kadar fazla sokuyorlar ki. İlk defa arı sokmasından ellerimin şiştiğini gördüm. Aktarmayı bırakarak keklerini verdik varoa ilaçlamalarını yaptık. Birol kendi arılarının şerbetlerini vermeye başladı. Gürbüz Mozakla bende benim arılara 1 kilo kadar balları şerbetliklere doldurduk. İşleri bitirdiğimizde hava kararmaya başlamıştı. Akşam eve geldiğimde yorgunluktan uyuya kalmışım. Sabah yazıları yayınladım. Sanki 1 ton dayak yemiş gibiyim.

01 Mart, 2008

KARLI ARAZİDEN BAHARA

Sabah erkenden Birol’un arının intikalini yapmak için yollara düştük. Arılığa vardığımızda yerlerde 30 cm kar vardı. Birol arabanın gire bilmesi için yol açmış hafta içinde. Arılığa arabayı yanaştırdık. Arıları yükledik.
Toprağın 5 cm yüzeyi don ama altı yumuşak çamurmuş. Arabayı hareket ettirmeye çalışmamızla, arabamız dingile kadar battı. Hareket ettirme imkanımız kalmadı. Arıları da indiremeyeceğimize göre başladık bizim aracı çekebilecek araç aramaya. Yarım saat sonra Birol bir komyenet buldu battığımız yerden 1 metre hareket ettire bildi. Yandaki köyden traktör getirdiler . Traktörün sayesinde bir saat rotorluda olsa yola çımayı başardık. Murat demişti yerler çamur olur diye aynen olmuştu. İnşallah yerler kurur deseydiniz.!
Yeni gelen arıların uçuşlarına bakıldı. Ölenler aradan ayıklandı.
Ana yetiştirme kovanların analarını kontrol ettik. Kovanlardan 5 6 kadarının anası yok gibi duruyor arısı var yavru yoktu. Önceliğimiz kovanları aktarmak olduğundan fazla ilgilenemedik. Ekip dediğin böyle olmalı. Benim otuz beş arıyı aktardılar ben bir adet bile aktarmadım. Aktarırken bir kovanın arısı var ama anası yoktu. Anında organ nakli uygulandı ve ana kutusundaki analardan bir adeti 4 çıta yavrusu ile birlikte aktarıldı.
Kalan arılarda kovanın üzerine silkildi.
Ana kutularındaki arılar çok sağlıklı.